Gönderen Konu: Anthony'nin günlüğü  (Okunma sayısı 1723 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı hercaiebabil

  • Master
  • *
  • İleti: 377
  • "Engeller yalnızca umudu olmayanlar içindir."
  • En sevdiğiniz karakter: Annie
  • Ruh Hali: Her daim çoğunluğa aykırı. Mutlu bir çoğunlukta üzgün, vazgeçmiş bir çoğunlukta umutdolu.
  • Memleket: Trabzon
Anthony'nin günlüğü
« : Ekim 12, 2010, 05:34:24 ÖS »
Bu aslında bir son değil..
Sadece hepimiz biliyoruz ki Anthony öldü. Ama bence Candy ile vedaları çok havada kaldı. Bu bir çeşit veda.
Umarım seversiniz.




Terry'yi at binerken gören Candy, onu Anthony sanar ve durdurmaya çalışır. Ancak koşarken düşer ve kendinden geçer. Terry onu revire taşır. Önemli bir şeyi yoktur ve kendine gelir.
İşte bu noktadan sonrasını değiştiriyorum;

Aslında Candy düştükten sonra kendine gelemez. Şoka girmiştir, ateşi vardır ve sayıklamaktadır. Rahibeler sabaha kadar başında beklerler ama bir türlü kendine gelemez. Candy'nin kötüleşmesi bütün okulda duyulur. Stear, Archie, Annie ve Patty sürekli başında dururlar. Candy sürekli sayıklamaktadır.
-Anthony... Anthony... O tepeye gitme Anthony... Beni de al Anthony...
Kimse ne yapacağını bilememektedir. Candy'nin ateşini ne yapsalar da düşüremezler.

O gün okula Anthony'nin babası gelir. Candy'ye olanlardan habersizdir. Rahibe Gray'in odasına girer ve Candy ile görüşmek istediğini söyler. Rahibe ona Candy’nin hasta olduğunu söyler ve akrabası olan Stear ve Archie’yi odasına çağırır. Anthony’nin babası, bir günlük getirmiştir. Oğlunun ölümünden sonra aylarca kendine gelememiş, evdeki eşyalarına elini sürememiştir. Ancak bir gün eşyalarını açmaya karar vermiştir ve kazayla bu günlüğü bulmuştur. Günlükte sürekli Candy’den bahsedildiği için de Candy’ye günlüğü teslim etmek için gelmiştir. Anthony’nin babası, Stear ve Archie, kızlar yurdu revirine giderler. Candy’nin durumunda bir değişiklik yoktur. Annie’ye günlükten bahsederler ve Annie belki Anthony’nin günlüğünü okursa Candy’nin durumunun iyileşebileceğini düşünür. Herkese Candy iyileşene kadar başından kalkmayacağını ve günlüğü  Candy’ye okuyacağını söyler. İlk sayfayı açar. Candy’nin kara kalem bir resmini görür. 

“Çilli Kız,
Adını bilmiyorum bu yüzden sana bu şekilde hitap edeceğim, Çilli Kız. Ben Anthony. Anthony Brown.
Güller kapısında karşılaştığın yabancı. Yüzünü aklından çıkaramayan ve sonunda resmini yapan yabancı.

Sabah kalktığında güzel bir gün olacağını sezmiştim. Güne erken başlamayı severim. Güllerimle daha çok vakit geçirebiliyorum çünkü. Bütün günümü onlarla geçirmek beni mutlu eden tek şey. Bu sayede annemi hissedebiliyorum. Benim için artık sadece bir anılar yığınından ibaret olan annemi. Onun güllerine, onun için bakıyorum ve bu sayede ancak kendimi iyi hissedebiliyorum. Güllerle ilgilenirken hep onun sesini duyarım kulaklarımda. En çok da gülüşünü.
Ama bugün farklı bir şey oldu. Onun gülüşünü düşünürken hıçkırıklarını duydum bir anda. Kulaklarımı tıkadım duymamak için, ağlayışını hatırlamak istemiyordum. Ama ne kadar tıkasam da kulaklarımı duyuyordum hala.
Ve sonra fark ettim gerçeği. Bu duyduğum hıçkırıklar anılarımdan gelmiyordu. Çok yakınımda birileri ağlıyordu. Etrafıma bakındım. Nereden geliyordu bu ses? Önce hiçbir şey göremedim. Daha dikkatli baktım. Kimdi bu şekilde acı ile ağlayan?
Sonra seni gördüm.
 Yere uzanmış ufacık bedenini gördüm. Titreyen, acı dolu sesin kaynağı sendin. Gözyaşların hiç durmayacakmış gibi ağlıyordun. Ve ben kendimi çok kötü hissettim. Kim seni üzdü bu kadar çilli kız? Neye üzüldün bu kadar?
-Ağlama… Bayan Çilli.. Güldüğün zaman ağladığından çok daha güzel görünüyorsun.
Bu sözler bir anda çıkmıştı ağzımdan. Ben bile neden böyle dediğimi anlamadım. Tek istediğim seni teselli etmekti halbuki. Öyle acıyla ağlıyordun ki, yüreğimden bir şeyler kopmuştu sanki seni duyunca.
Sonra başını kaldırdın. Şaşkınca bana baktın. Kolunla gözyaşlarını sildin. Sana yakın olmak istedim. Seni gülümsetmek. Sırf bu yüzden kahkahalarla gülmeye başladım. Sırf sen gülümse diye. Ve sen de gülmeye başladın sonra. Gerçekten de gülümseyince o kadar güzelleşmiştin ki. Elimde olmadan itiraf ettim bunu ve şaşkınlıkla bana bakışını izledim. Gözlerin boşluğa dalmıştı. Başka bir ana gittiğini hissettim. Bu yüzden sessizce ayrıldım yanından. Gülümsetmeyi başarmıştım seni ve artık mutluydun.
Seni yalnız bıraktım.
Gülümsemeni sağlayan o anıları biraz daha hatırla diye.”



“Candy.
Adın bu demek. Candice White.
Ne kadar güzel bir adın varmış. En az senin kadar güzel bir ad.
Mucize gibiydi seni tekrar bulmam. Hiç beklemediğim bir yerde gördüm seni çünkü.
Güller kapısının önünde karşılaştığımız günden sonra sürekli çevrede seni aramıştım. Etraftaki köylülerden birinin kızı olduğunu düşünmüştüm. Elbiselerin sıradandı. Belki de bu yüzden Elroy Hala için düzenlenen partiye katılmak istemiyordum bugün. Nasılsa orada göremezdim seni. Ve dahası partiye Leaganlar da davetliydi. Eliza yine çekiştirecekti beni.
Misafirler gelmeye başlamıştı. Ve ben de Eliza’ya görünmemeye çalışıyordum.
O anda gördüm seni. Stear ve Archie’nin yanındaydın. Yüzün yine asıktı. Ne olmuştu ki? Bacaklarım kendi kendilerine hareket etmeye başladı ve bir anda kendimi kapının önünde buldum. Ne kadar utangaç ve düşünceli görünüyordun. Gözlerimi senden alamıyordum. Sonra gülümsemeye başladın. Ve benim de içinde güller açmaya başladı. Artık kendimi belli edebilirdim.
-İşte böyle. Gülümseyince gerçekten çok hoş görünüyorsun.
Bana döndün şaşkınlıkla ve dilin tutulmuş gibi baktın bana. Sen de benim kadar sevinmiş miydin gerçekten?
Ve o güzel anı bozdu Eliza. Ama aslında ona teşekkür etmeliyim. Onun sayesinde öğrendim adını.
Ve yine ondan öğrendim senin, ellerinden neler çektiğini. Nasıl da hırsla ‘o bizim hizmetçimiz’ demişti. O eve önce Eliza’nın oyun arkadaşı olarak geldiğini söylediğinde birleştirdim parçaları. Eliza acımasızlığını senin üzerinde uygulamaktan çekinmemişti demek. Ve belki de seni o gün o kadar ağlatan kişi de Eliza idi. Ama umurumda bile değil aslında bir hizmetçi, bir köylü ya da bir lady olman. Tek sorun, partiye katılamayacak olmandı.  Bir hizmetçiyi asla bir partiye davet etmezdi Adlerler ve sen de zaten parti elbisesi giymiyordun.  Canım sıkılmıştı;
-Leaganlardan olduğunu bilseydim sana da davetiye gönderirdim, dedim. Seninle dans etmek isterdim çünkü.
Meğer, Stear ve Archie seni zaten davet etmişler. Biraz kıskandım açıkçası, keşke benim davetlim olsaydın. Ama çok önemli değil. Öyle ya da böyle, resmi davetlisin. Ve seninle ilgilenmem gerekir. Bu kuralı bu kadar seveceğim aklımın ucundan bile geçmezdi.
Eliza…. Resmi davetli birine elbisesini vermeyecek kadar kibirli Eliza. Partiye gelemeyesin diye yaptı bunu değil mi? Gelirsen rezil olurdun çünkü.
Ama neyseki geldin. Ne olursa olsun geldin. Gülünç duruma düşme diye Archie, Stear ve ben de günlük kıyafetlerimizi giydik ve seni Elroy Hala’nın gazabından kurtardık.
Çekingen görünüyordun. Ve minnettar olduğunu söyledin bize, üstümüzü değiştirdiğimiz için. Bu yüzden şaka yaptık sana Candy. Neşelen diye. Üzerinde ne olursa olsun, bütün gece dans etmek istiyorum seninle. Bütün gece gülümsediğini görmek.
Archie ve Stear elbise sorununu halletmişlerdi ve ben de senin için bir şeyler yapmak istedim. Bu yüzden annemin takılarını ödünç aldım. Onun ölümünden sonra ilk defa açılacaktı kutusu. Ve bir anda kayboldun.
Eliza’nın elinden yine senin sayende kurtuldum. Seni arama bahanesiyle. Biraz zor oldu ama sonunda seni buldum. Ne kadar da korkmuştun. Küçük bir kuş gibi titriyordun. Seni kollarıma aldım ve müziğe eşlik etmeye başladım. Seninle dans etmek için sabırsızlanıyordum.
Dans esnasında neden bana Pony Tepesi diye bir yeri bilip bilmediğimi sorduğunu bilmiyorum. Biraz garip geldi açıkçası. Ama yine de çok eğlendim.
Seni tekrar görmek istiyorum
Sen de istiyor musun, Candy?”



“Ellerin….
Nasıl da hırpalanmışlar.
Çok mu çalıştırıyor seni Eliza? Çok mu eziyet ediyor sana?
Affet beni Candy. O ağır torbaları taşımana hiç izin vermemeliydim. Ne olursa olsun, senin gibi ufak tefek bir kızın o torbaları taşımasına izin vermemeliydim. Çok narin ve güzelsin Candy. Annem gibi. Eminim gülleri de seviyorsundur.
 Senin gibi bir kız bu kadar hırpalanmayı hak etmiyor.
Senin için bir şey yapmak istiyorum Candy. Seni mutlu edecek bir şey. Sana ne kadar değer verdiğimi gösterecek bir şey.

Bahçemi çok seviyorum. Benim için en değerli şeyler güllerim. Her gün uğraşıyorum onlarla. Her gün ilgileniyorum. Bahçemdeki güller kadar değerlisin benim için. Onları sana hediye etmek istiyorum. Ama sana verdiğim değeri göstermeye yetmez….
Daha özelsin sen, daha güzel şeyleri hak ediyorsun.
Daha eşsizsin…
Bahçemdeki güller…..
Bahçemde…
Yeni bir gül açıyor bahçemde. Yıllardır elde etmeye çalıştığım bir tür. Annemin hayaliydi yeni bir tür gül yetiştirmek. Dünyada eşsiz bir gül elde etmek. Onun hayalini gerçekleştirmeye çalışıyordum. Ve  seninle tanıştığımız gün annemin hayali gerçeğe döndü. Yeni gül fide verdi. Bu bir işaret Candy.  İkimiz için bir işaret. O gülü açtıran sensin. O gülü bahçeme armağan eden, annemin hayalini gerçekleştiren  senin eşsiz gülümsemen. O gülü sana armağan edeceğim ve ona senin adını vereceğim.
Senin kadar güzel ve eşsiz olacak.
Senin kadar sevilmeyi hak eden bir gül olacak.
O gülün açışı, senin doğum günün olacak.”




“Bu mümkün değil. Buna inanamam.
Senin bunu yapmış olman mümkün değil. Eliza ne söylerse söylesin buna inanamam. Sana verdiğim güle nasıl baktığını gördüm. Onu nasıl tuttuğunu. Yüreğindeki sevgiyi hissettim Candy. Sen bir güle bu kadar kötü davranmazsın, buna inanamam.
Hırslı biri yapabilir böyle bir şeyi. Sevgisiz biri. Gülümsemeyi bilmeyen biri.
Sen olamazsın bu kadar acımasız biri.
İnanmam.”
“Özür dilerim Candy.
Sana vurmak istemezdim. Ama bir anda kendimi kaybettim. O kadar korktum ki. Annemden sonra seni de kaybedeceğimi düşününce çok korktum. Sana bir şey olsaydı eğer, kendimi asla affetmezdim.
Neil ve Eliza’nın kötü olduklarını hep bilirdim. Ama bu kadar ileri gidebileceklerini hiç düşünmemiştim. Seni gözümde kötü göstermek için bu oyunu oynamışlar ve sen de ben seni görmek istemeyince, güllerimi senin çaldığını düşündüğümü mü sandın?
Bütün gece seni ararken kendime o kadar kızdım ki. Kendime, Neil’a Eliza’ya. O kadar endişelendim ki senin için. Şelalenin deli gibi akışını gördüğümde içimde fırtınalar kopmaya başladı.
Ve ben…
Sesimin bu kadar gür çıkabileceğini bilmezdim.
Atımı bu kadar hızlı bir şekilde koşturabileceğimi bilmezdim.
Bu kadar çok korkabileceğimi bilmezdim.
Ve sen öyle diyince…..
Özür dilerim.
Tek istediğim sözümü tutmaktı.
Sana gerçeği anlattığımda gözlerinin parladığını gördüm. Ne kadar sevindiğini. Senden şüphelenmediğimi söylediğimde ne kadar mutlu olduğunu gördüm. Bir kez daha emin oldum Candy.
Bu yüzden daha da sevindim bu kararı verdiğime.
Ve seni bahçeme götürdüğümde açtı Şeker Candy’ler.
Onlar da doğruladılar bunu.
Sendin o.
Annemin hayali.
Yıllardır yolunu beklediğim, emek verdiğim…
Bahçemi tamamlayan çiçek.
Sendin.”




“Duydun mu beni Candy?
Kalbimi duydun mu?
Avazı çıktığı kadar bağırdı Candy. Seni sevdiğini söyledi.
Ağzımı açamadın Candy. Kalbim deli gibi atıyordu. Yerinden çıkmak istercesine atıyordu. Senin kalbine değebilmek için çırpınıyordu.
Atın üzerinde dört nala giderken mühürlendi kalplerimiz, hissettin mi?
Birlikte olmaya yemin ettik.
Yalnızlığa yenilmeyeceğimize söz verdik.
Teslim olmayacağız dedik.
Buna birlikte karar verdik.
Birbirimizi asla bırakmayacağımızı söyledik.

Sen de hissettin mi Candy?
Eliza planımızı ne kadar bozmuş olsa da, bizi asla ayıramayacak. Hissettin mi? Umutlarımızı asla söndüremeyecek.
Sen yanımda olduğun sürece Candy, kimse beni durduramaz.
Ve ben yaşadığım sürece Candy, kimse seni incitemez.”


“Nereye gittin Candy?
Neden gittin?
Nasıl götürdüler seni? Nasıl aldılar benden?
Ben neden bir şey yapamadım Candy?
Uyku uyuyamıyorum. Yediklerimden zevk alamıyorum. Günün ortasında güneşi göremiyorum. Bu bahar günü üşüyorum.
Bahçedeki güller bile yasta Candy.
Onlar bile özlüyor seni.
Neredesin Candy?
Neredesin?
Bir bilsem nerede olduğunu, bir bilsem….
Sana nasıl ulaşabileceğimi bir bilsem….
Neredesin Candy.
Güvende misin?
İyi misin?
Geri dön Candy.
Bana geri dön..
Bahçeme geri dön…
Yoksa baharda solacak güllerim. Bir daha da açamayacaklar.”



“Rüya gibi Candy.
Ben… Bu… rüya gibi.
Seni, bulma ümidimi kestiğimde buldum. Ait olduğun yere döneceğin ümidimi kestiğimde ait olduğun yerde buldum.
Bahçeme veda etmek istediğimde buldum.
Bahçeme döndün. Bana döndün. Gerçekten döndün.
Ve artık hep birlikte olacağız  Candy. Bizi hiç ayıramayacaklar.
Eliza ve Neil olmayacak. Gözlerinde yaşlar olmayacak. Hep gülümseyeceksin Candy.
Günüm gülümsemenle başlayacak.
Güllerim senin yanında açacak.
Sen yanımda olduğun sürece…
Benim güneşim hiç batmayacak”




“Bu doğru mu Candy?
Gerçekten seviyor musun beni?
Yoksa sadece sevdiğini mi sanıyorsun.
Tepedeki prens ben değildin Candy. O armanın sahibi ben değildim.
Yine de seviyor musun beni Candy?
Yoksa sadece prense mi benzediğim için seviyorsun?
Keşke o gün orada karşılaştığın çocuk ben olsaydım. Keşke o armanın sahibi ben olsaydım. Bunun olmasını öyle çok isterdim ki.
Korkuyorum Candy.
O çocukla tekrar karşılaşmandan. Onu görünce kalbini ona açmandan.
Seni kaybetmekten korkuyorum Candy.
Söylediklerinin gerçek olmasını istiyorum Candy.
Beni gerçekten sevmeni istiyorum.”



“Yine ayrı düştük Candy.
Halam yine aramıza girdi. Değiştiğim için cezalandırmak istiyor beni. Seni sorumlu tutuyor. Artık yetişkin bir erkeğe dönüştüğümü görmek istemiyor.
Benim gözüm senin sayende açıldı Candy. Artık sadece gül yetiştiren bir erkek olmak istemiyorum. Büyümek istiyorum.  Senin kadar güçlü olmak istiyorum. Artık çocuk değilim. Kendi kararlarımı kendim vermek istiyorum.  Ben seninle olmak istiyorum.
Bizi ayırmak istiyor ama bunu yapamayacak Candy. Seni benden kimse alamaz. Aramızdaki mesafe rüzgarın sesini kulaklarıma getirmesine engel olamaz.
Burada olmak beni senden koparamaz. Kendime güvenimi alamaz.
Halam farkında değil ama ben burada erkek olmayı öğreniyorum. Odun kesiyorum. Kendi işimi kendim yapıyorum. Malikane beyefendiliği’nden çıkıyorum ve aslında sana biraz daha yaklaşıyorum.”



“Kazandım Candy.
Rodeo’yu kazandım. Özgürlüğümü kazandım. Halamın kuklası olmadığımı kanıtladım.
Senin sayende Candy. Senin sayende kim olduğumu ispatladım.
 Bizi ne kadar engellemeye çalışırsa çalışsın, senin sayende başardım.
O beni engellemek için seni kullandı. Ama sen bana güvendin. Eğer sen sahiden katılmamı istemediğini söyleseydin, katılmazdım. Ama sen beni destekledin. Beni anladın ve bana inandın. Sen bana inanınca, ben kendime daha çok inandım.
Bu yüzden halam rodeoya katılmamı önleyip, onun emrinde yaşadığımızı söylediğinde, evi terk etme kararını aldım. Eğer sen bana inanmasaydın, ben kendime o kadar güvenemezdim.
Elroy Hala sürekli aile şerefimizi korumaktan bahsedip bizi engellerken, fark edememiştim, onurun sosyal statü ile ilgili olmadığını.
Sen hayatıma girdikten sonra beyefendiliğin sadece gül yetiştirmekten ibaret olmadığını anladım.
Çünkü sen ahırda yaşarken bile bir hanımefendiydin.
Ve sen at tımarlarken bile onurluydun.
Ben seni bir hizmetçiyken tanıdım…Bir Adler’i dönüşüşünü izledim.
Ama değiştirdiğin tek şey elbiselerindi.
Ben rodeoyu senin için kazandım Candy.
Sen bir Adler oldun, ben de bir kimsesiz köylü. Kendi odununu kesen, vahşi atlara binmeye cesaret eden.
Şimdi farkımız kalmadı Candy.
Şimdi aramıza giren hiçbir şey kalmadı.”


 
“Korkma Candy..
Benim için bu kadar endişelenme. Başımın çaresine bakabilirim.
Falcı seni gerçekten de çok etkilemiş ama bana bir şey olmayacak merak etme. Beraber harika bir gün geçirdik, günümüzü falcının tuhaf kehaneti olarak hafızana kazıma.
Ömrümün sonuna kadar hatırlayacağım o günü ve paramızı hep yanımda saklayacağım. Her şey daha da güzel olacak göreceksin. Baksana Elroy Hala bile sana yavaş yavaş ısınıyor. Senin için on yıldır ilk defa mutfağa girmiş.  Zamanla seni çok sevecek.
Yarınki tilki avında ailenin diğer fertlerine tanıtılacaksın ve onlar da seni çok sevecek inan bana. Her şey çok daha güzel olacak. Çok daha mutlu olacaksın. Hissediyorum. Ve bu yüzden ben çok mutluyum. Sen de mutlu ol.
Her ne kadar benim için turta yemekten vazgeçmene gülmüş olsam da, gerçekten bana bu kadar değer vermen hoşuma gitti.. 
Ama korkma. Gerçekten. Tuhaf olan bir şey yok.
Tam güllerin solma döneminde sana annemin ölümünü anlatmış olmam benim hatam. Seni bu kadar etkileyeceğini tahmin edemedim. Falcının tavrı üzerine senin de içine korku düştü.
Üstüne bir de “eğer ölürsem..” deyince nasıl da susturdun beni. Çok korkuttum seni şimdi anlıyorum. Kollarımda nasıl da titriyordun.  Bir güvercin kadar ürkeksin Candy ve bir o kadar narin.
Benim için bu kadar korkmana gerek yok. Ölüm hepimizin yüzleşeceği bir şey., 
Ve ben onunla çocukken yüzleştim. Annemi kaybederek.
Korkmuyorum o yüzden.
Ben ölümün ne olduğunu biliyorum Candy.
Ve ne olmadığını.
Ne istediğimi biliyorum ve ne istemediğimi.
Kimse gibi ölmek istemem. Ama ölsem bile olmasını istemeyeceğim tek bir şey var.
Beni bugün susturdun ama yine de bilmeni istiyorum.
Eğer bir gün ölürsem, ağlamanı istemiyorum.
Çünkü ne olursa olsun bunu hak etmiyorsun.
Eğer bir gün ölürsem üzülüp. ağlama.
Sadece….
Gülümse
Gülümse Candy.”



Annie kitabı kapar ve uyuyan Candy’ye yaklaşır, kulağına fısıldar;
-Duydun mu Candy? O senin hep gülmeni istiyor. Bu onun son isteğiydi Candy.
Elini Candy’nin alnına koyar. Candy’nin ateşi düşmüştür. Candy’nin dudaklarınan tek bir klime çıkar;
-Anthony….
Ve yavaşça kıvrılır ağzı.
Gülümsemektedir Candy. Kendinde olmasa bile Anthony için gülümsemektedir.




"Gücünüz her şeyimi almaya kadir olabilir.
Ama omuduma dokunamayacak kadar da acizdir."

Çevrimdışı DamlaSu

  • Candy cevirmen
  • *
  • İleti: 1480
  • En sevdiğiniz karakter: Terry
Ynt: Anthony'nin günlüğü
« Yanıtla #1 : Ekim 12, 2010, 06:14:37 ÖS »
 :zoey Çok güzel hercaiebabil... Hayal gücüne hayran kaldım... Çok güzel olmuş...  :alkış


Seni düşünürken üflediğim mumlar sönmedi hiç, o kadar imkansızdık biz...

Çevrimdışı çizgim

  • Özel Üye
  • *
  • İleti: 1544
  • Candy'i çok seven kendim :)
  • En sevdiğiniz karakter: Candy
  • Ruh Hali: iyimser
  • Memleket: Ankara
Ynt: Anthony'nin günlüğü
« Yanıtla #2 : Ekim 12, 2010, 06:52:46 ÖS »
Tebrik ederim çok beğendim ve duygulandım  :zoey  :zırr

Çevrimdışı hercaiebabil

  • Master
  • *
  • İleti: 377
  • "Engeller yalnızca umudu olmayanlar içindir."
  • En sevdiğiniz karakter: Annie
  • Ruh Hali: Her daim çoğunluğa aykırı. Mutlu bir çoğunlukta üzgün, vazgeçmiş bir çoğunlukta umutdolu.
  • Memleket: Trabzon
Ynt: Anthony'nin günlüğü
« Yanıtla #3 : Ekim 12, 2010, 06:54:48 ÖS »
Teşekkür ederim... Damlasu
Ben bir drama kraliçesiyim. İnsanları ağlatacak şeyler yazmayı iyi beceririm. (Ama henüz güldürdüğüm görülmüş bir şey değil :D)
Sevdiğim film, dizi, hikaye vs'lerin hoşuma gitmeyen yerlerini ya da sonlarını değiştirmek gibi bir huyum vardır.
Biraz tecrübeliyim... Hayalgücümden değil yani.
Denersen sen de yazabilirsin... :)
Tabi böyle bir şey yazmak ister misin o da ayrı :D


ve çizgim
Beğenmenize sevindim.
"Gücünüz her şeyimi almaya kadir olabilir.
Ama omuduma dokunamayacak kadar da acizdir."

Çevrimdışı sonbahar

  • Tecrübeli Üye
  • *
  • İleti: 1003
  • Makyajı akıyor farkının; Herkesleşiyorsun...
  • En sevdiğiniz karakter: Anthony
  • Ruh Hali: kayıp bir bavul gibiyim havaalanında yada boş bir yüzme havuzu gibi sonbaharda..
  • Memleket: istanbul
Ynt: Anthony'nin günlüğü
« Yanıtla #4 : Ekim 12, 2010, 07:30:39 ÖS »
anthonyfa olarak çok beğendim hercaiebabil çok duygu yüklü :84 :84 :84 saol cnm paylaşım için  :zırr

Çevrimdışı dolunay

  • Ay Savaşçısı
  • *
  • İleti: 5055
  • En sevdiğiniz karakter: Anthony
  • Ruh Hali: bir bilsem nasil oldugunu :) bir dargin,bir barisik ,hayat'ta zaten cok karisik :ega nasil olmami umuyon ey ruhh :D
  • Memleket: france
Ynt: Anthony'nin günlüğü
« Yanıtla #5 : Ekim 12, 2010, 08:17:19 ÖS »
hercaiebabil cok guzeldi  :) adeta konunun icine daldim :acelya ve cok duygusaldi ah antonyyyy :84 :84
 cok tesekkurler paylasim icin  :gül
Çocukken güneş olmak isterdim.. Sonra anladım ki en iyisi çocuk olmak.. Çünkü güneşten sıcaktı kalbim.. Büyüdüm derken.. Yaşam denen ayazda üşüdüm.. Soğudu buza döndü kalbim.. Ne "GÜNEŞ" olabildim.. Ne "ÇOCUK" kalabildim...

Çevrimdışı amorf

  • Forum Moderatörü
  • *
  • İleti: 7262
  • DuR..! FaKaT DiNLe :D
  • En sevdiğiniz karakter: Candy
  • Ruh Hali: çöpçüler götürdüğünden beri ruhundan haberi yok...
  • Memleket: Memleket isterim Gok mavi, dal yesil, tarla sari olsun; Kuslarin ciceklerin diyari olsun. Memleket isterim Ne basta dert ne gonulde hasret olsun; Kardes kavgasina bir nihayet olsun. Memleket isterim Ne zengin fakir ne sen ben farki olsun; Kis gunu herkesin evi barki olsun. Memleket isterim Yasamak, sevmek gibi gonulden olsun; Olursa bir sikayet olumden olsun.
Ynt: Anthony'nin günlüğü
« Yanıtla #6 : Ekim 12, 2010, 09:15:51 ÖS »
beni ilk bölümlere götürdü..
antonyninin sevgisini hiç bu kadarderinden hissetmemiştim belkide..
gerçekten güzel olmuş ellerine sağlık :42 :42

Çevrimdışı Webmaster_candy

  • Özel Üye
  • *
  • İleti: 201
  • En sevdiğiniz karakter: Eliza
Ynt: Anthony'nin günlüğü
« Yanıtla #7 : Ekim 12, 2010, 09:48:25 ÖS »
Gerçekten çok usta bir kalemden çıkmış.Paylaşımınız için teşekkürler site anasayfasında belirli bir süre kalacaktır...
« Son Düzenleme: Ekim 12, 2010, 11:34:05 ÖS Gönderen: Webmaster_candy »

Çevrimdışı candygirlmrv

  • Candy Fan
  • *
  • İleti: 4579
  • bo go ship da !
  • En sevdiğiniz karakter: Candy
  • Ruh Hali: o30 d3 .ama
  • Memleket: her yer olabiliyor şu sıralar
Ynt: Anthony'nin günlüğü
« Yanıtla #8 : Ekim 12, 2010, 10:18:15 ÖS »
bir anthony aşığı olarak gözlerim doldu  :zırr :zırr :zırr :zırr :zırr :zırr :zırr
harikasınnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn  :alkış :alkış :alkış :alkış

Çevrimdışı Neobi

  • Admin
  • *
  • İleti: 6700
  • En sevdiğiniz karakter: Terry
  • Ruh Hali: o30
  • Memleket: İstanbul
Ynt: Anthony'nin günlüğü
« Yanıtla #9 : Ekim 12, 2010, 10:28:17 ÖS »
Ellerinize emeğinize ve yüreğinize sağlık animede yarım olan bir şeyi tamamlamışsınız :zırr Çok etkilendim okurken :zırr En çok da şu söz mahvetti beni Günün ortasında güneşi göremiyorum. Bu bahar günü üşüyorum.  :zırr :zırr
Kelimeler yetersiz artık tek kelimeyle mükemmeldi  :8
Dragon'um Beni Çok Seviyorsun Değil Mi ?

Çevrimdışı hercaiebabil

  • Master
  • *
  • İleti: 377
  • "Engeller yalnızca umudu olmayanlar içindir."
  • En sevdiğiniz karakter: Annie
  • Ruh Hali: Her daim çoğunluğa aykırı. Mutlu bir çoğunlukta üzgün, vazgeçmiş bir çoğunlukta umutdolu.
  • Memleket: Trabzon
Ynt: Anthony'nin günlüğü
« Yanıtla #10 : Ekim 12, 2010, 11:28:01 ÖS »
Gerçekten çok usat bir kalemden çıkmış.Paylaşımınız için teşekkürler site anasayfasında belirli bir süre kalacaktır...


Teşekkür ederim. Ama usta kelimesi fazla kalır. Utanırım :utanmak
Adminsiniz sanırım.
Aslında tek istediğim...
Herkesi ağlatmaktı. Bun başarmışsam ne mutlu bana :D
(Bir insan ancak bu kadar hain olur  :İİ)
"Gücünüz her şeyimi almaya kadir olabilir.
Ama omuduma dokunamayacak kadar da acizdir."

Çevrimdışı nightbug

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 1
  • En sevdiğiniz karakter: Anthony
  • Memleket: istanbul
Ynt: Anthony'nin günlüğü
« Yanıtla #11 : Ekim 13, 2010, 01:07:30 ÖÖ »
çok fena salya smük oldum halen daha öyleyim. tebrik ederim başarılarının devamı..

Çevrimdışı GönüLçeLen

  • Bu Hayatta Bizi Böyle Yakamızdan Tutacaksa.. "Hadi Böyle Yaşa" Derken Kalbimize Sormuş Mu....?
  • Candy Moderator
  • *
  • İleti: 2437
  • Erkekler ağlamaz sil gözyaşını....
  • En sevdiğiniz karakter: Terry
  • Ruh Hali: Varla yok arası...
  • Memleket: Venüs :)
Ynt: Anthony'nin günlüğü
« Yanıtla #12 : Ekim 13, 2010, 10:39:27 ÖÖ »
Hımm...

Farklı bir açıdan Anthony'i gördüm. Sayende Sarı Bebeye sempati bile duyar gibi oldum :))

Şaka bir yana kalemin çok iyi. Başka bir yazıda görüşmek üzere. Takibindeyim ;)

Çevrimdışı tülay

  • Deneyimli üye
  • *
  • İleti: 82
  • En sevdiğiniz karakter: Terry
  • Üyenin iletileri onaydan geçmektedirModerasyonda
Ynt: Anthony'nin günlüğü
« Yanıtla #13 : Ekim 13, 2010, 11:51:43 ÖÖ »
bir terry aşığı olabilirim ama antonynin ölmesini asla istemezdim. antony öldüğünde çok ağlamıştım. yine tutamadım gözyaşlarımı. çok çok beğendim. tebrik ederim.  :3

Çevrimdışı sena..

  • Paylaşımcı Üye
  • *
  • İleti: 910
  • .p .p
  • En sevdiğiniz karakter: Terry
  • Memleket: istanbul :)
Ynt: Anthony'nin günlüğü
« Yanıtla #14 : Ekim 13, 2010, 03:11:18 ÖS »
ayyy çok duygulandımm..... :)
-->Daha önce ruhum hiç doyasiya yasamamisti yalnizligi...
_____________________________________

-->Kolay mi zannediyosun sensizligi. Kalbin olmadan yasa sevgili, nefes alama hiç! Ne oldu, zor mu? Iste ben senin beni sevmedigin halde bu acilara katlaniyorum...f

-->Görememek onu... Dokunamamak saçlarina... Sarilamamak doyasiya... En zoru bunlar sanirim. Dahasi yapay olan. <3  ..f

_____________________________________

-->Kendime verdigim en büyük zarar baskalari aci çekmesin diye susmak... -h